Müzik dinlerken hiçbir ayarım yoktur.Gerekirse kalkıp herkesin içinde dans ederim o konuda açık birisiyim milletin lafına göre hareket etmem.Aşk müziklerini %40 severim hele de Soner Sarı kabadayı’nın sesini çok seviyorum.Remix müziklerde sokakta bile olsa oynarım o derece hoşuma gider.Evdeyken son ses müzik açarsam hayatla bağlantım kesiliyor, kaptırıyorum kendimi müzik’e.Düğün müziklerini sevmem ama Ankara’nın Bağları farklı bir fantezi yaratıyor (: Sokakta genelde Beat kulaklık takıp kimseyi duymadan hayaller ile yürümeyi çok severim ve de o kulaklık havalıyken vov ! :D Harika bir atmosfer yaratıyor,içimde bombalar patlıyor her yer böyle daha farklı geliyor.Sokakta ki çevreyi temizleyen ağabeylerimi (çöpçü demek yakışmaz o insanlara!) görünce sanki süpürgeyi bırakıp oynamaya başlayacak sanıyorum :D.Okulda ise çok fazla müzik ile ilgili uygulamalar yapmak yerine sınıfın güzel sesli kızlarının müziklerini dinlemek daha güzel geliyor.Her sınıfta vardır sesi güzel erkek yada kız, o söylerken yanınızda ki arkadaşlarınız ile eşlik etmek çok güzeldir.Kendim müzik söylemem sesim kalın ve kötü :P .Genel de ben söyleyince bulunduğum ortamdan atarlar :D o derece kötü sesim.Sevgili ile aşk müzikleri konusunda “peh!” diyebilirim.Ama deneyeceğim bu yazımdan sonra (:
“Müzik
Ruhun Gıdasıdır” denmiş, bence çok haklılar müzik olmayınca insan kendisini
sade ve yalnız hissediyor.Bu durum genelde gençler de oluyor, şimdi 80 yaşında
ki ton ton dede yada teyzelerde bu durum
gözükmez : ).Halil Sezai müzikleri dinlemeyin yeter çok psikoloji bozuyor.Neyse
bir yazımın daha sonuna geldik kendinize iyi bakın teşekkürler…

Lütfen konu ile alakalı yorumlar yapmaya özen gösterelim.